Güzel Ahlaka Çağırmak


Elçiler ve inananlar tarih boyunca insanları Allah'ın yoluna ve güzel ahlaka davet etmişlerdir. Allah'ı, ahireti, cennet ve cehennemi, güzel ahlakı anlatarak, onları Allah'ın istediği şekilde yaşamaya çağırmışlardır. Bir Kuran ayetinde, "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır" (Nahl Suresi, 125) şeklinde emredilmiştir.

Çeşitli Kuran ayetlerinde, Allah'a çağıran ve güzel ahlakın uygulanmasına çaba gösterenler övülmüş ve müjdelenmişlerdir:

Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. (Al-i İmran Suresi, 104)

Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) müminleri müjdele. (Tevbe Suresi, 112)

Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar. Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 113-114)

İNCİL


Biz ise kendimizi duaya ve Allah sözünü yayma işine adayalım. (Habercilerin İşleri, Bap 6, 4)


Kardeşlerim, içinizden biri gerçeğin yolundan saparsa ve biri onu yine gerçeğe döndürürse, bilsin ki, günahkarı sapık yolundan döndüren, ölümden bir can kurtarmış ve bir sürü günahı örtmüş olur. (Yakup'un Mektubu, Bap 5, 19-20)

TEVRAT


Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:4)

Bilge yüreklilere akıllı denir, tatlı söz ikna gücünü artırır. Bilgenin aklı diline yön verir, dudaklarının ikna gücünü artırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:21, 23)

Kral Süleyman dünyanın bütün krallarından daha zengin, daha bilgeydi. Allah'ın Süleyman'a verdiği bilgeliği dinlemek için bütün dünya onu görmek isterdi. (1. Krallar, 10:23-24)

Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder. Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, bilgelerin diliyse şifa verir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:16, 18)

İhtiyatlı kişi bilgisini kendine saklar, oysa akılsızın yüreği ahmaklığını ilan eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:23)

Ahmağın sözleri sırtına kötektir, ama bilgenin dudakları kendisini korur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:3)

Bilgenin dili bilgiyi iyi kullanır, akılsızın ağzındansa ahmaklık akar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:2)

Bilgelerin dudakları bilgi yayar, ama akılsızların yüreği öyle değildir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:7)

Uygun yanıt sahibini mutlu eder, yerinde söylenen söz ne güzeldir! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:23)

Akıllı kişinin dudaklarından bilgelik akar, ama sağduyudan yoksun olan sırtına kötek yer. Bilge kişi bilgi biriktirir, ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:13-14)

Başkasını küçük gören sağduyudan yoksundur, akıllı kişiyse dilini tutar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:12)

Bilgili kişi az konuşur, akıllı kişi sakin ruhludur. Çenesini tutup susan ahmak bile bilge ve akıllı sayılır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:27-28)

Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, iyi öğüde hep karşı çıkar. Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:1-2)

Bol bol altının, mücevherin olabilir, ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:15)

(Erdemli kadının) ağzından bilgelik akar, dili iyilik öğütler. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 31:26)

Dilini tutan canını korur, ama boşboğazın sonu yıkımdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:3)

Allah, Süleyman'a bilgelik, derin bir sezgi, kıyılardaki kum kadar anlayış verdi. Süleyman'ın bilgeliği, bütün doğuluların ve Mısırlılar'ın bilgeliğinden daha üstündü... Üç bin özdeyişi ve bin beş ezgisi vardı. Lübnan sedir ağacından, duvarlarda biten mercanköşk otuna kadar bütün ağaçlardan söz ettiği gibi, hayvanlar, kuşlar, sürüngenler ve balıklardan da söz edebiliyordu. Süleyman'ın bilgeliğini duyan dünyanın bütün kralları ona adamlarını gönderirdi. Bütün uluslardan insanlar gelir, Süleyman'ın bilgece sözlerini dinlerdi. (1. Krallar, 4:29-34)

Okşayıcı dil yaşam verir, çarpık dilse ruhu yaralar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:4)

Hoş sözler petek balı gibidir, cana tatlı ve bedene şifa. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:24)

Yumuşak yanıt gazabı yatıştırır, oysa yaralayıcı söz öfkeyi alevlendirir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:1)

Sabırla bir hükümdar bile ikna edilir, tatlı dil en güçlü direnci kırar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 25:15)

Kaygılı yürek insanı çökertir, ama güzel söz sevindirir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:25)

Kararlıyım, ağzımdan kötü söz çıkmaz. (Mezmurlar, 17:3)

Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, dilinin altında kötülük ve fesat saklı. (Mezmurlar, 10:7)

Onlar yüreklerinde kötülük tasarlar, savaşı sürekli körükler, yılan gibi dillerini bilerler, engerek zehiri var dudaklarının altında. (Mezmurlar, 140:2-3)

Allah'sız kişi başkalarını ağzıyla yıkıma götürür, oysa doğrular bilgi sayesinde kurtulur. Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:9, 11)

Onlar dillerini kılıç gibi bilemiş, acı sözlerini ok gibi hedefe yöneltmişler, pusularından masum insanın üzerine atmak için. Ansızın vururlar, hiç çekinmeden. Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar. (Mezmurlar: 3-4, 8)

Doğru kişinin aklı yanıtını iyi tartar, kötünün ağzı kötülük saçar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:28)

Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler, yalancı da yıkıcı dile kulak verir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:4)

... Yüreklerine dokunacak güzel sözlerle onlara güven verdi. (Yaratılış, 50:21)

Yüreğimden güzel sözler taşıyor... Dilim usta bir yazarın kalemi gibi olsun. (Mezmurlar, 45:1)

 İyiliğe Çağırmak, Kötülükten Men Etmek



TEVRAT


Kardeşine yüreğinde nefret beslemeyeceksin. Komşun günah işlerse onu uyaracaksın. Yoksa sen de günah işlemiş olursun. (Levililer, 19:17)

Ağzından bilgelik akar, dili iyilik öğütler. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 31:26)

Doğru kişi arkadaşına da yol gösterir, kötünün tuttuğu yolsa kendini saptırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:26)

Atalarınız gibi davranmayın! Önceki peygamberler, "Herşeye egemen Rab kötü yollarınızdan ve kötü uygulamalarınızdan dönün" diyor diyerek onları uyardılar. Ne var ki, onlar dinlemediler, bana aldırış etmediler... (Zekeriya, 1:4)

"Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın." dedi. (Yaratılış, 19:7)

Beni dinle, sana öğüt vereyim. Allah seninle olsun... (Mısır'dan Çıkış, 18:19)

"Hayır, kardeşlerim, rica ediyorum böyle bir kötülük yapmayın. böyle bir alçaklık yapmayın. adama bu kötülüğü yapmayın." (Hakimler, 19:23-24)

Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:20)

Bundan ötürü onları uyar, ey insanoğlu, onları uyar. (Hezekiel, 11:4)

Kalk. o büyük kente git ve halkı uyar. (Yunus, 1:1-2)

Beni bırakıp başka ilahlara kulluk ettiler. Onları açıkça uyar. (1. Samuel, 8:8-9)

(Davut:) Kötülükten sakının, iyilik yapın; esenliği amaçlayın, ardınca gidin. (Mezmurlar, 34:14)

(Eyüp:) Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi. (Eyüp, 16:5)

Mucize Beklentisi İçinde Olmamak


Dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız. Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın. Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Allah'ı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin. Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız."

Gerçek şu ki, Biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve herşeyi karşılarına toplasaydık, -Allah'ın dilediği dışında- yine onlar inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar. (Enam Suresi, 111)

Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet (mucize) gelse, kesin olarak ona inanacaklarına dair Allah'a yemin ettiler. De ki: "Ayetler (mucizeler), ancak Allah Katındadır; onlara (mucizeler) gelse de kuşkusuz inanmayacaklarının şuurunda değil misiniz?" (Enam Suresi, 109)

İNCİL


Tarih boyunca insanlar, iman etmek için kendilerine gönderilen elçilerden mucizeler istemişlerdir. Hz. İsa bunu, "Belirtiler ve göz kamaştırıcı işler görmedikçe hiçbir zaman iman etmeyeceksiniz" (Yuhanna, Bap 4, 48) diye ifade etmiştir.

"Eğer Musa'yı ve peygamberleri dinlemiyorlarsa, ölüler arasından biri dirilse bile inanmazlar" (Luka, Bap 16, 31)

Göz, Kalp ve Kulakların Duyarsızlaşması


Dediler ki: "Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı kalblerimiz bir örtü içindedir, kulaklarımızda bir ağırlık, bizimle senin aranda bir perde vardır. Artık sen, (yapabileceğini) yap, biz de gerçekten yapıyoruz." (Fussilet Suresi, 5)

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azab onlaradır. (Bakara Suresi, 7)

Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır. (Araf Suresi, 179)

İNCİL


Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı, kulakları ağır işitir oldu. Gözlerini de kapadılar. Öyle ki, gözleri görmesin, kulakları işitmesin, yürekleri anlamasın ve Bana dönmesinler. Dönselerdi, onları iyileştirirdim. (Matta, Bap 13, 15)



Gözleriniz olduğu halde görmüyor musunuz? Kulaklarınız olduğu halde işitmiyor musunuz? Hatırlamıyor musunuz, beş ekmeği beş bin kişiye bölüştürdüğümde kaç sepet dolusu yemek artığı topladınız?... (Markos, Bap 8,18-19)

Kendini Yüceltmemek


Hatasızlık ve kusursuzluk yalnızca Allah'a mahsustur. Mümin, bilerek veya bilmeyerek hata yapabilir, her seferinde gönülden Allah'a yönelerek tövbe eder, bir daha aynı hatayı yapmamaya özen gösterir. Kendisini hatasız ve günahsız göstermeye, başkalarını aşağı görerek kendisini yüceltmeye çalışmaz. Samimiyetten uzak olarak yaptıkları işlerin, kendilerini kurtaracağını zannederek büyüklenenler Allah'ın rızasını ve rahmetini kazanamayabilirler:

Kendilerini (övgüyle) temize çıkaranları görmedin mi? Hayır; Allah, dilediğini temizleyip yüceltir. Onlar, 'bir hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar' bile haksızlığa uğratılmazlar. (Nisa Suresi, 49)

De ki: "Davranış (ameller) bakımından en çok hüsrana uğrayacak olanları size haber vereyim mi? Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar." (Kehf Suresi, 103-104)

İNCİL


... Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir. (Luka, Bap 18, 14)

TEVRAT


Yarınla övünme, çünkü ne getireceğini bilemezsin. Seni kendi ağzın değil, başkaları övsün; kendi dudakların değil, yabancı övsün. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 27:1-2)

Artık büyük konuşmayın, ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü Rab herşeyi bilen Allah'tır; O'dur davranışları tartan. (1. Samuel, 2:3)

Dinlemeden yanıt vermek ahmaklık ve utançtır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:13)

Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, olayı diline dolayansa can dostları ayırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:9)

Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 26:28)

Akılsızın dudakları çekişmeye yol açar, ağzı da dayağı davet eder. Akılsızın ağzı kendisini mahveder, dudakları da canına tuzaktır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:6-7)

İnsan ağzının ürünüyle iyiliğe doyar, elinin emeğine göre de karşılığını alır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:14)
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, ama hainlerin soluduğu zorbalıktır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:2)

Allah'ın huzurunda düşünmeyi engelliyorsun. Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, hilekarların diliyle konuşuyorsun. Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, dudakların sana karşı tanıklık ediyor. (Eyüp, 15:4-6)

Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:13)

Sustursun Rab dalkavukların ağzını, büyüklenen dilleri. Onlar ki, "Dilimizle kazanırız, dudaklarımız emrimizde, kim bize efendilik edebilir?" derler. (Mezmurlar, 12:3)

 

Esenlik Dilemek


Selam vermek veya esenlik dilemek, karşılaşan insanların birbirlerine en güzel dilek ve temennilerini ifade etme şeklidir. İnananlar, herhangi bir ortamda biraraya geldiklerinde ve evlere girerken, bu güzel davranışı titizlikle uygularlar. İşlerinin yoğun veya acil olması gibi nedenler onları esenlik dilemekten alıkoymaz. Kuran'da, kendisine selam verilen kişinin o selama daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık vermesi ve inananların evlere girerken selam vermeleri emredilmiştir:

Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır. (Nisa Suresi, 86)

... Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız. (Nur Suresi, 61)

İNCİL


Eve girerken oraya esenlik dileyin. (Matta, Bap 10, 12)
... İsa oraya geldi, ortada durup onlara, "Üzerinize esenlik olsun" dedi. (Yuhanna, Bap 20, 19)

Kıskançlıktan Kaçınmak


... Nefisler ise 'kıskançlığa ve bencil tutkulara' hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 128)


De ki: Sabahın Rabbine sığınırım... Ve hased ettiği zaman, hasetçinin şerrinden. (Felak Suresi, 1,5)

İNCİL


Benliğin işleri açıktır. Bunlar cinsel ahlaksızlık, pislik, sefahat, putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgınca eğlenceler ve benzeri şeylerdir... (Galatyalılara, Bap 5, 19-21)

Yalan Söylememek


... yalan söz söylemekten de kaçının. (Hac Suresi, 30)

Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve sözü doğru söyleyin. (Ahzab Suresi, 70)

İNCİL


Çünkü kötü tasarılar yürekten kaynaklanır... yalancı tanıklık... (Matta, Bap 15, 19)

Birbirinize yalan söylemeyin. (Koloselilere, Bap 3, 9)

TEVRAT


... Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz... (Levililer, 19:11-12)
Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:16; Yasa'nın Tekrarı, 5:20)

Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. (Mısır'dan Çıkış, 23:7)

Yalan haber taşımayacaksın, haksız şahit olmak için kötüye el vermeyeceksin. Kötülük için çokluğun peşinde olmayacaksın ve bir davada adaleti bozmak için çokluğun ardınca saparak söylemeyeceksin... (Mısır'dan Çıkış, 23:1-2)

Kayıp bir eşya bulup yalan söylerse, yalan yere ant içerse, yani insanların işleyebileceği bu suçlardan birini işlerse, günah işlemiş olur ve suçlu sayılır... (Levililer 6:3-4)

... geride kalanlar haksızlık etmeyecek, yalan söylemeyecek, kimseyi aldatmayacak, tok karna yatacaklar ve onları korkutan olmayacak. (Sefenya, 3:13)


Öldürmemek


…Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan bir çoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır. (Maide Suresi/ 32)

TEVRAT


Adam öldürmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:13; Yasa'nın Tekrarı, 5:17)

Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. (Mısır'dan Çıkış, 23:7)

Adam öldüren kesinlikle öldürülecektir. Başkasının hayvanını öldüren, yerine bir hayvan vererek aldığı canın karşılığını canla ödeyecektir. (Levililer, 24:17-18)

Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? (Yeremya, 7:9-10)

Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkarlara teslim olma. Şöyle diyebilirler: "Bizimle gel, adam öldürmek için pusuya yatalım, zevk uğruna masum kişileri tuzağa düşürelim." (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:10-11)

Zina Yapmamak


Zinaya yaklaşmayın gerçekten o 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur. (İsra Suresi, 32)

İNCİL


İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır... cinsel ahlaksızlık, hırsızlık, cinayet, zina, açgözlülük, kötülük, hile, sefahat, kıskançlık, iftira, kibir ve akılsızlık içten, insanın yüreğinden kaynaklanır. Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir. (Markos, Bap 7, 20-22)

TEVRAT


Zina etmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:14; Yasa'nın Tekrarı 5:18)

Yaptıkları işler Allah'larına dönmeye izin vermiyor, çünkü zina ruhu var içlerinde, Rab'bi tanımıyorlar. (Hoşea, 5:4)

... Zina ruhu onları saptırdı, kendi Allah'larından ayrılarak zina ettiler. (Hoşea, 4:12)

... Öteki halklar gibi sevinme, coşma! Çünkü kendi Allah'ına vefasızlık ederek zina ettin, harman yerlerinin tümünde zina kazancına gönül verdin. (Hoşea, 9:1)

... Ülke zina edenlerle dolu... İzledikleri yol kötü... (Yeremya, 23:10)

Zina eden adam sağduyudan yoksundur. Yaptıklarıyla kendini yok eder. Payına düşen dayak ve onursuzluktur, asla kurtulamaz utançtan. (Süleyman'ın Özdeyişler, 6:32-33)

Zina edenin gözü alaca karanlıktadır, "Beni kimse görmez" diye düşünür... Karanlığın dehşetiyle dostturlar. (Eyüp 24:15-17)

 

Hırsızlık Yapmamak


Ey Peygamber, mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma'ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Mümtehine Suresi, 12)

İNCİL


... Adam öldürme, zina etme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, kimsenin hakkını yeme, annene babana saygı göster. (Markos, Bap 10, 19)

TEVRAT


Çalmayacaksın. (Mısır'dan Çıkış, 20:15; Yasa'nın Tekrarı, 5:19)

Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. (Levililer, 19:11)

... Evlere hırsız giriyor, dışarda haydut çeteleri soygun yapıyor. Ne var ki, düşünmüyorlar, kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, gözümün önündeler. (Hoşea, 7:1-2)

Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? (Yeremya, 7:9-10)

Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:24)

Anne ve Babaya Karşı En Güzel Tavrı Göstermek



Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. (İsra Suresi, 23)

İNCİL


... Babana ve annene saygı göstereceksin. (Luka, Bap 18, 20; Matta, Bap 19, 19)
Ey çocuklar, Rab yolunda anne babalarınızın sözünü dinleyin. Çünkü böylesi doğrudur. İyilik bulmak ve yeryüzünde uzun ömürlü olmak için annene babana saygı göster... (Efesoslulara Mektup, Bap 6, 1-3)

TEVRAT


Babana ve anana hürmet et... (Çıkış, Bap 20,12)

Haksız Kazançtan Kaçınmak


Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü yemeniz için onları hakimlere aktarmayın. (Bakara Suresi/ 188)

TEVRAT


... Kendisine ait olmayanı ele geçirenin, haraç alarak zenginleşenin vay haline!... (Habakkuk, 2:6)

Dikkat et, para seni baştan çıkarmasın, büyük bir rüşvet seni saptırmasın. (Eyüp, 36:18)

Yumurtlamadığı yumurtaların üzerinde oturan keklik nasılsa, haksız servet edinen kişi de öyledir. Yaşamının ortasında serveti onu bırakır, yaşamının sonunda kendisi aptal çıkar. (Yeremya, 17:11)

Havadan kazanılan para yok olur, azar azar biriktirenin serveti çok olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:11)

Parasını faize vermez, suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)


Doğrunun azıcık varlığı, pek çok kötünün servetinden iyidir. (Mezmurlar, 37:16)

Sarayını haksızlıkla... yapan, komşusunu parasız çalıştıran, ücretini ödemeyen adamın vay başına! (Yeremya, 22:13)

Servetini büyütmek için yoksulu ezenle, zengine armağan verenin sonu yoksulluktur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:16)

Kötü adamların evleri haksızca kazanılmış servetlerle dolu... Eksik ölçek lanetlidir. Hileli terazi kullanan, torbasında eksik ağırlıklar olan adamı nasıl aklayayım? Kentin zenginleri zorba, halkı da yalancıdır... (Mika, 6:10-12)

Para için dostlarını satan adamın çocuklarının gözünün feri söner. (Eyüp, 17:5)

Haksız kazanç bilgeyi delirtir, rüşvet karakteri bozar. (Vaiz, 7:7)

İyilikseverin yararı kendinedir, gaddarsa kendi başına bela getirir. Kötü kişinin kazancı aldatıcıdır, doğruluk ekenin ödülüyse güvenlidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:17)

Kimseye haksızlık etmez, rehin olarak aldığını geri verir, soygunculuk etmez, aç olana ekmeğini verir, çıplağı giydirir. Faizle para vermez, aşırı kar gütmez. Elini kötülükten çeker, iki kişi arasında doğrulukla yargılar. (Hezekiel, 18:7-8)

Evini haksız kazançla dolduranın. vay haline! (Habakkuk, 2:9)

Dediklerini yapmıyorlar. Ağızlarıyla istekli olduklarını açıklıyorlar, ama yürekleri haksız kazanç peşinde. (Hezekiel, 33:31)

"Faiz aldın, tefecilik yaptın, zorbalıkla komşularından haksız kazanç sağladın. Beni unuttun." egemen Rab böyle diyor. (Hezekiel, 22:12)

Gaddar önderin aklı kıttır; haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:16)

Alnı ak yaşayan kurtulur, yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:18)

Dürüst bir yoksul olmak, yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:6)

Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:19)

Ya Rab. yüreğimi haksız kazanca değil, Kendi öğütlerine yönelt. (Mezmurlar, 119:33, 36)

Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı. (1. Samuel, 8:3)

... Çünkü günah üstüne günah işlediler, doğruyu para için, yoksulu bir çift çarık için sattılar. (Amos, 2:6)

Bunun yanı sıra halkın arasından Allah'tan korkan, yetenekli, haksız kazançtan nefret eden dürüst adamlar seç; onları biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların başına önder ata. (Mısır'dan Çıkış, 18:21)

Yargılarken haksızlık yapmayacak, kimseyi kayırmayacaksınız. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet bilge kişinin gözlerini kör eder, haklıyı haksız çıkarır. (Yasa'nın Tekrarı, 16:19; Mısır'dan Çıkış, 23:8)

Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun! (Yasa'nın Tekrarı, 27:25)

Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, elini rüşvetten uzak tutan... yükseklerde oturacak. Ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak. (Yeşaya, 33:15-16)

Çünkü isyanlarınızın çok, günahlarınızın sayısız olduğunu biliyorum, ey doğru kişiye baskı yapan, rüşvet alan, mahkemede mazlumun hakkını yiyenler! (Amos, 5:12)

... Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)

... Rüşvet uğruna kötüyü haklı çıkaranların, haklıların hakkını elinden alanların vay haline! (Yeşaya, 5:22-23)

Onun için Rab'den korkun, dikkatle yargılayın. Çünkü Allah'ımız Rab kimsenin haksızlık yapmasına, kimseyi kayırmasına, rüşvet almasına göz yummaz. (2. Tarihler, 19:7)

Dikkat et, para seni baştan çıkarmasın, büyük bir rüşvet seni saptırmasın. (Eyüp, 36:18)

İçki İçmemek


Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? (Maide Suresi/ 91)

TEVRAT


... Eğer bir erkek ya da kadın Rab'be adanmış kişi olarak Rab'be özel bir adak adamak, kendini Rab'be adamak isterse, şaraptan ya da herhangi bir içkiden kaçınacak, şaraptan ya da başka içkilerden yapılmış sirke içmeyecek... (Çölde Sayım, 6:2-3)


Rab Harun'a şöyle dedi: "... Şarap ya da herhangi bir içki içip girmeyin, yoksa ölürsünüz. Kuşaklar boyunca bir kural olsun bu." (Levililer, 10:8)

Şarap içmekte sınır tanımayanların, içkileri karıştırıp içmekten çekinmeyenlerin, rüşvet uğruna kötüyü haklı çıkaranların, haklıların hakkını elinden alanların vay haline! Alev alev yanan ateş, samanı nasıl yiyip bitirirse, kuru ot alevin içinde nasıl birden tutuşup yok olursa, onlar da kökten çürüyüp gidecek, çiçekleri toz gibi havaya savrulacak. Çünkü herşeye egemen Rab'bin Yasası'nı reddettiler... (Yeşaya, 5:22-25)

... Soyuna şarap içmemelerini buyurdu; buyruğuna uyuldu. Bugüne dek şarap içmediler. Çünkü atalarının buyruğuna uydular. Bense size defalarca seslendiğim halde beni dinlemediniz. (Yeremya, 35:14)

Şarap insanı alaycı, içki gürültücü yapar, onun etkisiyle yoldan sapan bilge değildir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:1)

Şarabın kızıl rengine, kadehte ışımasına, boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma. Sonunda yılan gibi ısırır, engerek gibi sokar. Gözlerin garip şeyler görür, aklından ahlaksızlıklar geçer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 23:31-33)

... Yeni ve eski şarap insanın aklını başından alır. (Hoşea, 4:11)

Domuz Eti Yememek


O, size ölüyü (leşi)- kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilmiş olan (hayvan)ı kesin olarak haram kıldı. Fakat kim kaçınılmaz olarak muhtaç kalırsa, taşkınlık yapmamak ve haddi aşmamak şartıyla (ölmeyecek oranda yiyebilir), ona bir günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Bakara Suresi/ 173)

TEVRAT


Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız, sizin için kirlidir. (Levililer, 11:7-8)

... Domuz eti yerler; kaplarında haram et var. (Yeşaya, 65:4)

"... Domuz, fare ve öteki iğrenç hayvanların etini yiyenlerin ortasında duranı izleyenler hep birlikte yok olacaklar." diyor Rab. (Yeşaya, 66:17)

Faizle Para Kullanmamak


Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın. (Bakara Suresi/ 278)
Ey iman edenler, faizi kat kat arttırılmış olarak yemeyin. Ve Allah'tan sakının, umulur ki kurtulursunuz. (Al-i İmran Suresi/ 130)

TEVRAT


Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız. (Yasa'nın Tekrarı, 23:19)

... Aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız. Üzerine faiz eklemeyeceksiniz. (Mısır'dan Çıkış, 22:25)


Ondan faiz ve kar alma. Allah'ından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin. Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kar almayacaksın. (Levililer, 25:36-37)

Parasını faize vermez... Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)

Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim! (Nehemya, 5:10)

Diyelim ki, adil ve doğru olanı yapan doğru bir adam var... Faizle para vermez. (Hezekiel, 18:5, 8)

Fal, Büyü Gibi İşlerle Uğraşmamak


Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. (Maide Suresi/ 90)

Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi. (Bakara Suresi/ 102)

TEVRAT


Kehanette bulunmayacak, falcılık yapmayacaksınız. (Levililer, 19:26)

Fala bakmak için kullandığı kase değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz. (Yaratılış, 44:5)

Aranızda. falcı, büyücü, muskacı, medyum, ruh çağıran ya da ölülerin ruhlarına danışan kimse olmasın. Çünkü Rab bunları yapanlardan tiksinir. Allah'ınız Rab, bu iğrenç töreleri yüzünden bu ulusları önünüzden kovacaktır. (Yasa'nın Tekrarı, 18:10-12)


Ülkelerini alacağınız uluslar büyücülerin, falcıların öğüdüne kulak verirler. Ama Allah'ınız Rab buna izin vermiyor. (Yasa'nın Tekrarı, 18:14)

... Falcılık, büyücülük yaptılar. Rab'bin gözünde kötü olanı yaptılar... (2. Krallar, 17:17)

Ben söylemediğim halde, Rab'bin sözüdür diyorsunuz. Oysa gördüğünüz görüşler uydurma, yaptığınız falcılık yalan değil mi? Bu yüzden egemen Rab şöyle diyor: Söylediğiniz boş sözler, gördüğünüz yalan görüşlerden ötürü size karşıyım. Böyle diyor egemen Rab. Elim uydurma görüş gören, yalan yere falcılık eden peygamberlere karşı olacak... Bir daha uydurma görüşler görmeyecek, falcılık etmeyeceksiniz... (Hezekiel, 13:7-9, 23)

Size gelince... falcılarınızı, düş görenlerinizi, medyumlarınızı, büyücülerinizi dinlemeyin!... (Yeremya, 27:9)

Size ilişkin görüşler aldatıcıdır, açılan fal yalandır... Onların günü yaklaştı, sonunda yargı günleri geldi. (Hezekiel, 21:29)

Büyü yapma gücünüzü kıracağım, aranızda falcı kalmayacak. Putlarınızı, dikili taşlarınızı kaldırıp atacağım. Ellerinizle yaptığınız putlara artık tapmayacaksınız... Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım. (Mika, 5:12-15)

... Size uydurma görüşlerden, falcılıktan, boş şeylerden, akıllarından geçen hayallerden söz ediyorlar... Yaptıkları kötülüğü kendi başlarına getireceğim. (Yeremya, 14:14-16)

Hile Yapmamak

TEVRAT


Hile yapmayacaksınız. (Levililer, 19:11)

Suçu Rab tarafından sayılmayan, ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! (Mezmurlar, 32:2)

İyi kişi Rab'bin lütfuna erer, ama düzenbazı Rab mahkum eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:2)

Eşcinselliğin Yasaklanması

TEVRAT


Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur... (Levililer, 20:13)
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir. (Levililer, 18:22)

Kanın Ve Ölü EtininYasak Olması


O, size ölüyü (leşi)- kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilmiş olan (hayvan)ı kesin olarak haram kıldı. Fakat kim kaçınılmaz olarak muhtaç kalırsa, taşkınlık yapmamak ve haddi aşmamak şartıyla (ölmeyecek oranda yiyebilir), ona bir günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Bakara Suresi/ 173)

TEVRAT


Kan yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde kuşaklar boyunca bu kural hep geçerli olacak. (Levililer, 3:17)

Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz. (Levililer, 7:26)

Ama kan yememeye dikkat edin. Kan yememelisiniz. Kan yemeyeceksiniz. Öyle ki, size ve sizden sonra gelen çocuklarınıza iyilik gelsin. Böylece Rab'bin gözünde doğru olanı yapmış olursunuz. (Yasa'nın Tekrarı, 12:23-25)

Ancak kan yemeyeceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 15:23)

Ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvanlar tarafından parçalanmış bir leşi yiyerek kendini kirletmeyecektir. Rab Benim. Kahinler buyruklarıma uymalıdır... (Levililer, 22:8-9)

Kahinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek. (Levililer, 44:31)

Kendiliğinden ölen hiçbir hayvanın etini yemeyeceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 14:21)

Yerli olsun, yabancı olsun ölü bulduğu ya da yabanıl hayvanların parçaladığı bir hayvanın leşini yiyen herkes. kirli sayılacaktır. (Levililer, 17:5)

 
Önceki Sonraki