İNSANLARIN DEĞİL ALLAH'IN HOŞNUTLUĞUNU DİLEMEK

Sizi hoşnut kılmak için Allah'a yemin ederler; oysa mü'min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve elçisi daha layıktır. (Tevbe Suresi, 62)

İNCİL

Tersine, Tanrı tarafından Müjde'yi emanet almaya layık görüldüğümüz için, biz insanları değil, yüreklerimizi sınayan Tanrı'yı hoşnut edecek şekilde konuşuyoruz. (Pavlus'un Selaniklilere 1. Mektubu, 2: 4)

Ne yerseniz yiyin, ne içerseniz için, ne yaparsanız yapın, tümünü Allah'ın yüceliği için yapın. (Korintoslulara I. Mektup, Bap 10, 31)

... Rab'den korkarak itaat edin... her ne yaparsanız insanlara değil, Rabbe yapar gibi candan işleyin. (Koloselilere Mektup, Bap 3, 22-24)

 

TEVRAT

"RAB'be ve O'nun gücüne bakın, durmadan O'nun yüzünü arayın!" (I. Tarihler, 16: 11)

Sana sığınıyorum. Rızanı işlemeyi bana öğret. Çünkü Sen benim Allah'ımsın... (Mezmurlar, Bap 143, 9-10)

 

ALLAH'IN İNDİRDİĞİ SÖZE TESLİM OLMAK



Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. (Yasin Suresi, 11)

Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel. (Zümer Suresi, 55)

Sana Rabbinden vahyedilene uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (Ahzab Suresi, 2)

İNCİL

Bunun için her türlü pisliği ve her tarafa yayılmış olan kötülüğü üstünüzden sıyırıp atarak, içinize ekilmiş ve canlarınızı kurtaracak güçte olan sözü alçak gönüllülükle kabul edin. (Yakub'un Mektubu, 1: 21)

TEVRAT

Ve ümitlerini Allah'a bağlasınlar, Ve Allah'ın işlerini unutmasınlar, Ancak O'nun emirlerini tutsunlar. (Mezmurlar, 78: 7)

Allah'ın ahdini tutmadılar, Ve O'nun şeriatinde yürümek istemediler. (Mezmurlar, 78: 10)

Benim kanunlarımda yürür, ve hakkı yapmak için hükümlerimi tutar; salih olan odur... (Hezekiel, 18: )

 

ALLAH’IN EMİRLERİNE UYMAK


Bu benim dosdoğru olan yolumdur. Şu halde ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın. Bununla size tavsiye etti, umulur ki korkup-sakınırsınız. (En’am Suresi/ 153)

Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır. Şu halde O'na uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz. (En’am Suresi/ 155)

Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz? (A’raf Suresi/ 3)

İNCİL

Çünkü Tanrı Katında aklanacak olanlar Yasa'yı işitenler değil, Yasa'yı yerine getirenlerdir. (Pavlus'un Romalılara Mektubu, 2: 13)

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Allah'ın armağanıdır. (Efesoslulara Mektup, Bap 2, 8)

TEVRAT

Allah'ınız Rab'bin size buyurduklarına uymaya özen gösterin. Onlardan sağa sola sapmayın. Allah'ınız Rab'bin size buyurduğu yollarda yürüyün. Öyle ki, mülk edineceğiniz ülkede sağ kalasınız, başarılı ve uzun ömürlü olasınız. (Yasa'nın Tekrarı, 5:32-33)

Keşke Benden korksalardı ve bütün buyruklarıma uymak için her zaman yürekten istekli olsalardı! O zaman kendilerine ve çocuklarına sürekli iyilik gelirdi. (Yasa'nın Tekrarı, 5:29)

Allah'ınız Rab'bin buyruklarına, size verdiği yasalara, kurallara uymaya dikkat edeceksiniz. Rab'bin gözünde iyi ve doğru olanı yapacaksınız. Öyle ki, üzerinize iyilik gelsin, Rab'bin atalarınıza ant içerek söz verdiği verimli ülkeyi mülk edinesiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 6:17-18)

Sürekli üzerimize iyilik gelmesi ve bugün olduğu gibi sağ kalmamız için Allah'ımız Rab bütün bu kurallara uymamızı ve Kendisi'nden korkmamızı buyurdu. Allah'ımız Rab'bin önünde, verdiği bu buyruklara uymaya dikkat edersek, bunu bize doğruluk sayacaktır. (Yasa'nın Tekrarı, 6:24-25)

Buyruklarına uyup uymayacağınızı, amacınızın ne olduğunu öğrenmek için sizi sıkıntılara sokarak sınadı. (Yasa'nın Tekrarı, 8:2)

Benim kurallarımı yerine getirecek, ilkelerime göre yaşayacaksınız. Allah'ınız Rab Benim. Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. Rab Benim. (Levililer, 18:4-5)

Dönün! İsyanlarınızdan dönün! Günahın sizi yıkıma sürüklemesine izin vermeyin. İsyanlarınızı kendinizden uzaklaştırın. Yeni bir yürek, yeni bir ruh edinin. (Hezekiel, 18:30-31)

Mısır'dan çıkardığın halkın yoldan çıktı. Onlara buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir put yaptılar. Sonra Rab bana. "İşte dikbaşlı bir halk!... Onları yok edeyim; adlarını da göğün altından sileyim." (Yasa'nın Tekrarı, 9:12-14)

Sizse Allah'ınız Rab'bin buyruğuna karşı geldiniz. O'na güvenmediniz, sözüne kulak vermediniz. Sizi tanıdığım günden bu yana Rab'be sürekli karşı geldiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 9:23-24)

Yüreklerinizi Rab'be adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın. Çünkü Allah'ınız Rab. Ulu, güçlü, heybetli Allah'tır. (Yasa'nın Tekrarı, 10:16-17)

O, sizi Mısır'dan çıkaran, köle olduğunuz ülkeden kurtaran Allah'ınız Rab'be karşı gelmeye kışkırttı. Allah'ınız Rab'bin yürümenizi buyurduğu yoldan sizi saptırmaya çalıştı. Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldırmalısınız. (Yasa'nın Tekrarı, 13:5)

Allah'ı Rab'den korkmayı, bu yasanın bütün sözlerine ve kurallarına uymayı öğrensin; kendini kardeşlerinden üstün saymasın, yasanın dışına çıkmasın. (Yasa'nın Tekrarı, 17:19-20)

Bugün Allah'ınız Rab bu kurallara, ilkelere uymanızı buyuruyor. Onlara bütün yüreğinizle, canınızla uymaya dikkat edin. Bugün Rab'bin Allah'ınız olduğunu, O'nun yollarında yürüyeceğinizi, kurallarına, buyruklarına, ilkelerine uyacağınızı, O'nun sözünü dinleyeceğinizi açıkladınız... Bütün buyruklarına uyacaksınız. (Yasa'nın Tekrarı, 26:16-18)

Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun! Bütün halk, "Amin!" diyecek. (Yasa'nın Tekrarı, 27:26)

"Akılsızca davrandın" dedi, "Allah'ın Rab'bin sana verdiği buyruğa uymadın." (1. Samuel, 13:13)

"Başkaldırma, falcılık kadar günahtır ve dikbaşlılık, putperestlik kadar kötüdür. Sen Rab'bin buyruğunu reddettiğin için, Rab de senin kral olmanı reddetti." (1. Samuel, 15:22-23)


Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:1)

Siz dikbaşlı bir halksınız. Rab'be sürekli karşı geldiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 9:6-7)

Söz dinlemek istemediler, aralarında yaptığın harikaları unuttular. Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar. Ama Sen bağışlayan, iyilik yapan, acıyan. Sevgisi engin Allah'sın. Onları terk etmedin. (Nehemya, 9:17)

Ama Allah'ınız Rab'bin sözünü dinlemez, bugün size ilettiğim buyrukların, kuralların hepsine uymazsanız, şu lanetler üzerinize gelecek ve size ulaşacak: "Kentte de tarlada da lanetli olacaksınız. Sepetiniz ve hamur tekneniz lanetli olacak. Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak. İçeri girdiğinizde lanetli olacaksınız; dışarı çıktığınızda da lanetli olacaksınız. Rab'be sırt çevirmekle yaptığınız kötülükler yüzünden el attığınız her işte O sizi lanete uğratacak, şaşkına çevirecek... Sonunda üzerinize yıkım gelecek ve çabucak yok olacaksınız. Rab, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak. (Yasa'nın Tekrarı, 28:15-21)

Bu kitapta yazılı yasanın bütün sözlerine uymaz, Allah'ınız Rab'bin yüce ve heybetli adından korkmazsanız, Rab sizi ve soyunuzu korkunç belalarla, büyük ve sürekli belalarla, ağır, iyileşmez hastalıklarla vuracak. Sizi ürküten Mısır'ın bütün hastalıklarını yeniden başınıza getirecek; size yapışacaklar. Siz yok oluncaya dek Rab bu Yasa Kitabı'nda yazılmamış her türlü hastalığı ve belayı da başınıza getirecek. (Yasa'nın Tekrarı, 28:58-61)

Çünkü sizin başkaldıran, dikbaşlı kişiler olduğunuzu biliyorum. Bugün ben sağken, aranızdayken bile Rab'be karşı geliyorsunuz; ölümümden sonra daha ne kadar çok başkaldıracaksınız. (Yasa'nın Tekrarı, 31:27)

Rab, "Vay haline bu dikbaşlı soyun!" diyor. "Günah üstüne günah işliyorlar." (Yeşaya, 30:1)

Sana karşı çıkanlar hiçe sayılıp yok olacak. (Yeşaya, 41:11)

Hepsi de çok dikbaşlı. Tunç kadar, demir kadar katıdırlar. Hepsi baştan çıkmıştır. (Yeremya, 6:28)

Ne var ki, onlar sözümü dinlemediler, kulak asmadılar. Dikbaşlılık ederek Beni dinlemediler, yola gelmek istemediler. (Yeremya, 17:23)

Herşeye egemen Rab diyor ki, "İşte bu kente ve çevresindeki köylere sözünü ettiğim bütün felaketleri getireceğim. Çünkü dikbaşlılık edip sözümü dinlemediler." (Yeremya, 19:15)

Onlar ve ataları bugüne kadar Bana karşı geldiler. Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, "Egemen Rab şöyle diyor" diyeceksin. Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir. Sen, ey insanoğlu, onlardan ve sözlerinden korkma! Çevrende çalılar, dikenler olsa, akrepler arasında yaşasan bile korkma. Asi bir halk olsalar bile, onların söyleyeceklerinden korkma, onlar yüzünden yılgınlığa düşme. Seni ister dinlesinler, ister dinlemesinler, onlara sözlerimi söyleyeceksin. Çünkü onlar asi bir halktır. (Hezekiel, 2:3-7)

"Her ne kadar asi bir halksalar da onlardan korkma, yılma." Bana, "Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir" dedi. Şimdi sürgünde yaşayan halkına git ve seni ister dinlesinler, ister dinlemesinler, onlara, "Egemen Rab şöyle diyor" de. (Hezekiel, 3:9-11)

Rab'be karşı gelenler paramparça olacak, Rab onlara karşı gökleri gürletecek, bütün dünyayı yargılayacak. (1. Samuel, 2:10)

Eğer Rab'den korkar, O'na kulluk ederseniz, O'nun sözünü dinleyip buyruklarına karşı gelmezseniz, hem siz hem de önderiniz olacak kral, Allah'ınız Rab'bin ardınca giderseniz, ne âlâ! Ama Rab'bin sözünü dinlemez, buyruklarına karşı gelirseniz, Rab kralınızı cezalandırdığı gibi sizi de cezalandıracaktır. (1. Samuel, 12:14-15)

O'nun yasasına göre yaşamayı reddettiler. Unuttular O'nun işlerini, kendilerine gösterdiği harikaları. O'na başkaldırdılar, koşullarına uymadılar. Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar. (Mezmurlar, 78:10-11, 56-57)

Allah'ın buyruklarına karşı çıkmışlardı, küçümsemişlerdi Yüceler Yücesi'nin öğüdünü. Cezalarını buldu aptallar, suçları, isyanları yüzünden. (Mezmurlar, 107:11, 17)

Koyduğun koşullara dikkatle uyulmasını buyurdun. Keşke kararlı olsam Senin kurallarına uymakta! Hiç utanmayacağım, bütün buyruklarını izledikçe. Şükredeceğim Sana temiz yürekle, adil hükümlerini öğrendikçe. Kurallarını yerine getireceğim, bırakma beni hiçbir zaman! (Mezmurlar, 119:4-8)

Ben Senin koşullarından ayrılmadım. Sakınırım her kötü yoldan, Senin sözünü tutmak için. Ayrılmam hükümlerinden, çünkü bana Sen öğrettin. Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma, baldan tatlı geliyor ağzıma! Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum, bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan. Sözün adımlarım için çıra, yolum için ışıktır. Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, andımı tutacağım. (Mezmurlar, 119:100-106)

Rab, yüreği küstah olandan iğrenir, bilin ki, öyleleri cezasız kalmaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:5)

Onlara dedim ki: "Sözümü dinleyin, buyurduğum herşeyi yerine getirin. Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Bunun yerine kötü yüreklerinin inadı uyarınca davrandılar. Ben de uymalarını buyurduğum, ama uymadıkları bu antlaşmada açıklanan bütün lanetleri başlarına getirdim." (Yeremya, 11:4, 8)

Siz başka ilahlara buhur yaktınız, Rab'be karşı günah işlediniz; O'nun sözünü dinlemediniz, yasasına, kurallarına, antlaşma koşullarına uymadınız. Bu yüzden bugün olduğu gibi başınıza felaket geldi. (Yeremya, 44:23)

Kurallarımı çiğner, ilkelerimden nefret eder, buyruklarıma karşı çıkar, antlaşmamı bozarsanız, sizi şöyle cezalandıracağım: Üzerinize dehşet salacağım. Verem ve sıtma gözlerinizin ferini söndürecek, canınızı kemirecek. Boşa tohum ekeceksiniz, çünkü ürünlerinizi düşmanlarınız yiyecek. (Levililer, 26:15-16)

Eğer karşı çıkmaya devam eder, Beni dinlemek istemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım. Bununla da yola gelmez, Bana karşı çıkmaya devam ederseniz, Ben de size karşı çıkacağım, günahlarınıza karşılık sizi yedi kez cezalandıracağım. Bütün bunlardan sonra yine Beni dinlemez, Bana karşı çıkarsanız. günahlarınıza karşılık sizi yedi kat cezalandıracağım. (Levililer, 26:21-28)

Rab'bin sözünü küçümsemiş, buyruklarına karşı gelmiştir. Bu nedenle o kişi halkının arasından kesinlikle atılacak, suçunun cezasını çekecektir. (Çölde Sayım, 15:31)

Sizi uyardım, ama dinlemediniz. Rab'bin buyruğuna karşı geldiniz. Kendinize güvenerek dağlık bölgeye çıktınız. (Yasa'nın Tekrarı, 1:43)

Kötülük yaparak ilkelerimi, kurallarımı çiğnedi. İlkelerime karşı geldi, kurallarım uyarınca davranmadı. Bundan ötürü Egemen Rab diyor ki: "Çevrenizde yaşayan uluslardan daha azgındınız, kurallarımı izlemediniz, ilkelerime uymadınız. Çevrenizde yaşayan ulusların ilkelerine de uymadınız." Bundan ötürü Egemen Rab diyor ki: "İşte Ben size karşıyım, ulusların gözü önünde sizi cezalandıracağım." (Hezekiel, 5:6-8)

Ne var ki, Bana karşı geldiler, Beni dinlemek istemediler. Bel bağladıkları iğrenç putları hiçbiri atmadı, Mısır putlarını da bırakmadılar. (Hezekiel, 20:8)

Ne var ki, çocuklar Bana karşı geldiler. Kurallarımı izlemediler. Uygulayan kişiye yaşam veren ilkelerim uyarınca dikkatle yaşamadılar. Aranızda Bana karşı gelenlerle başkaldıranları ayıracağım. Onları yaşadıkları ülkelerden çıkaracağım. (Hezekiel, 20:21, 38)

Onları kirliliklerine, isyanlarına göre cezalandırdım. (Hezekiel, 39:24)

Çünkü sen Rab'bin buyruğuna uymadın. Rab bugün bunları bu yüzden başına getirdi. (1. Samuel, 28:18)

Ama siz ya da çocuklarınız yollarımdan sapar, buyruklarıma ve kurallarıma uymaz, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız, size verdiğim bu ülkeden sizi söküp atacağım... (1. Krallar, 9:6-7)

Allah'ınız Rab'bin bütün buyruklarına uymaya dikkat edin ki, bu verimli ülkeyi mülk edinip sonsuza dek çocuklarınıza miras olarak veresiniz. (1. Tarihler, 28:8)

Zekeriya, halkın önünde durup seslendi: "Allah şöyle diyor: Niçin buyruklarıma karşı geliyorsunuz? İşleriniz iyi gitmeyecek. Çünkü siz Beni bıraktınız, Ben de sizi bıraktım"... (2. Tarihler, 24:20-21)

Allah'ın Yasası'na. uymayanlar ya ölümle, ya sürgünle, ya mallarına el konarak, ya da hapsedilerek cezalandırılsın. (Ezra, 7:26)

Ey Allah'ımız, bundan başka ne diyebiliriz? Kulların peygamberler aracılığıyla verdiğin buyruklara uymadık. (Ezra, 9:10-11)

Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musa'ya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık. Kulun Musa'ya söylediklerini anımsa. Dedin ki, "Eğer Bana ihanet ederseniz, sizi ulusların arasına dağıtacağım. Ama Bana döner, buyruklarımı özenle yerine getirirseniz, dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile sizleri toplayıp seçtiğim yere, bulunacağım yere getireceğim." (Nehemya 1:7-9)

Onları kutsal yasana dönmeleri için uyardınsa da, gurura kapılarak buyruklarına karşı geldiler. Kurallarını çiğneyip günah işlediler. Oysa kim kurallarına bağlı kalırsa yaşam bulur. İnatla Sana sırt çevirdiler, dinlemek istemediler. (Nehemya, 9:29)

Allah'ın, kulu Musa aracılığıyla verdiği yasaya göre yaşamak, egemenimiz Rab'bin bütün buyruklarına, ilkelerine, kurallarına uymak üzere ant içtiler, uymayacaklara lanet okudular. (Nehemya, 10:29)

Allah'ımız Rab'bin sözüne kulak vermedik, kulları peygamberler aracılığıyla bize verdiği yasalara uymadık. Yasanı çiğnedi, sırtını Sana dönüp Seni dinlemek istemedi. Bu yüzden Allah kulu Musa'nın Yasası'nda yazılan lanet başımıza yağdı, içilen ant yerine geldi. Çünkü Sana karşı günah işledik. Üzerimize büyük yıkım getirerek bizim ve bizi yöneten önderlerimiz için söylediğin sözleri yerine getirdin... Musa'nın Yasası'nda yazıldığı gibi, bütün bu yıkımlar başımıza geldi. Buna karşın, ey Allah'ımız Rab, suçumuzdan dönüp Senin gerçeklerine yönelerek lütfunu dilemedik. (Daniel, 9:10-13)

Rab şöyle diyor: ". Cezasını kaldırmayacağım. Çünkü günah üstüne günah işlediler, reddettiler yasamı, kurallarıma uymadılar; yalancı putlar saptırdı onları, atalarının da izlediği putlar." (Amos, 2:4)

ALLAH'A YÖNELMEK

 


... "Bir muvahhid (hanif) olarak yüzünü dine doğru yönelt ve sakın müşriklerden olma," (Yunus Suresi, 105)

Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel. (Müzzemmil Suresi, 8)

Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler... (Ra'd Suresi, 22)

İNCİL


Oysa eldekiyle yetinerek Allah yolunda yürümek büyük kazançtır. (Timoteosa I. Mektup, Bap 6, 6)

TEVRAT

"RAB'be ve O'nun gücüne bakın, durmadan O'nun yüzünü arayın!" (I. Tarihler, 16: 11)

 

ALLAH’A YAKINLIK VE O’NA KULLUK

De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim... " (Al-i İmran Suresi, 64)

İNCİL


... 'Allah'ın olan Rabbe tap, yalnız O'na kulluk et' diye yazılmıştır. (Matta, Bap 4,10)

TEVRAT


Allah'ınız Rab'den korkacaksınız; O'na kulluk edecek ve O'nun adıyla ant içeceksiniz. Başka ilahların, çevrenizdeki ulusların taptığı hiçbir ilahın ardınca gitmeyeceksiniz (Tesniye, Bap 6, 13-14)

Rab Kendisi'ne yakaran, içtenlikle yakaran herkese yakındır. (Mezmurlar, 145:18)

Ey canım, yalnız Allah'ta huzur bul, çünkü umudum O'ndadır. (Mezmurlar, 62:5)

Bugünkü gibi O'nun kurallarına göre yaşamak ve buyruklarına uymak için bütün yüreğinizi Allah'ımız Rab'be adayın." (1. Krallar, 8:61)

Beni sevenleri Ben de severim, gayretle arayan Beni bulur. (Süleyman Özdeyişleri, 8:17)

Allah'ınız Rab'bi sevin, sözüne uyup O'na bağlanın. Rab yaşamınızdır... (Yasa'nın Tekrarı, 30:20)

Allah'ınız Rab'bi unutmamaya dikkat edin. Bugün size bildirdiğim buyruklarını, ilkelerini, kurallarını gevşetmeyin. (Yasa'nın Tekrarı, 8:11)

Bugüne dek yaptığınız gibi, Allah'ınız Rab'be sımsıkı bağlı kalın. (Yeşu, 23:8)

Yüreklerinizi Rab'be adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın. (Yasa'nın Tekrarı, 10:16)

Bulma fırsatı varken Rab'bi arayın, yakındayken O'na yakarın. (Yeşaya, 55:6)

Sen, ey oğlum Süleyman, babanın Allah'ını tanı. Bütün yüreğinle ve istekle O'na kulluk et. Çünkü Rab her yüreği araştırır, her düşüncenin ardındaki amacı saptar. Eğer O'na yönelirsen, Kendisi'ni sana buldurur. Ama O'nu bırakırsan, seni sonsuza dek reddeder. (1. Tarihler, 28:9)

Yeşu, "Bunun için Rab'den korkun, içtenlik ve bağlılıkla O'na kulluk edin" diye devam etti, "Atalarınızın... kulluk ettikleri ilahları atın, Rab'be kulluk edin. (Yeşu, 24:14)

... Allah'ınız Rab'bi unutmamaya dikkat edin. (Yasa'nın Tekrarı, 8:14)

... Allah'ınız Rab sizden ne istiyor? Yalnız şunu istiyor: Allah'ınız Rab'den korkun, O'nun yollarında yürüyün, O'nu sevin; bütün yüreğinizle, bütün canınızla O'na kulluk edin. (Yasa'nın Tekrarı, 10:12)

Allah'ınız Rab'den korkun, O'na kulluk edin. O'na bağlı kalın ve O'nun adıyla ant için. (Yasa'nın Tekrarı, 10:20)

Allah'ınız Rab'bi sevmek, bütün yüreğinizle, bütün canınızla O'na kulluk etmek için bugün size bildirdiğim buyruklara iyice kulak verirseniz. (Yasa'nın Tekrarı, 11:13)

Allah'ınız Rab'bin ardınca yürüyün, O'ndan korkun. Buyruklarına uyun, O'nun sözüne kulak verin. O'na kulluk edin, O'na bağlı kalın. (Yasa'nın Tekrarı, 13:4)

Ama Sen, ya Rab, çevremde kalkansın, onurum, başımı yukarı kaldıran Sensin. (Mezmurlar, 3:3)

Allah kalkan gibi yanıbaşımda, temiz yüreklileri O kurtarır. (Mezmurlar 7:10)

Esenlik içinde yatar uyurum, çünkü yalnız Sen, ya Rab, güvenlik içinde tutarsın beni. (Mezmurlar, 4:8)

Sana sığınıyorum. Rızanı işlemeyi bana öğret. Çünkü Sen benim Allah'ımsın... (Mezmurlar, 143:9-10)

Rab'bi tanıyalım, Rab'bi tanımaya gayret edelim.. (Hoşea, 6:3)

Rab diyor ki, "Bu halk bana yaklaşıp ağızlarıyla, dudaklarıyla beni sayar, ama yürekleri benden uzak…" (Yeşaya, 29:13)

İŞİTİP-UYGULAMAK

Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir. (Zümer Suresi, 18)

Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağırıldıkları zaman mü'min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır. (Nur Suresi, 51)

İNCİL

Çünkü Tanrı Katında aklanacak olanlar Yasa'yı işitenler değil, Yasa'yı yerine getirenlerdir. (Pavlus'un Romalılara Mektubu, 2: 13)

TEVRAT

Ve ümitlerini Allah'a bağlasınlar, Ve Allah'ın işlerini unutmasınlar, Ancak O'nun emirlerini tutsunlar. (Mezmurlar, 78: 7)

 

ALLAH HERŞEYİ BİR KADER İLE YARATMIŞTIR



"Rabbimiz, biz: "Rabbinize iman edin" diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik... (Al-i İmran Suresi, 193)

Hiç şüphesiz, Biz herşeyi kader ile yarattık. Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir.' (Kamer Suresi, 49-50)

Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkar ediyorlar. (Rum Suresi, 8)

İNCİL


Ama Rab güvenilirdir. O sizi pekiştirecek, kötü olandan koruyacaktır. (Pavlus'un Selaniklilere II. Mektubu, Bap 3, 3)

İsa öğrencilerine şöyle dedi: "Bu nedenle size şunu söylüyorum: Ne yiyeceğiz? diye canınız için, ya da ne giyeceğiz? diye bedeniniz için kaygılanmayın... Kargalara bakın! Ne eker, ne biçerler; ne kilerleri, ne ambarları vardır. Allah yine de onları doyurur... Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir? Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz? (Luka, Bap 12, 22-26)

TEVRAT


İnsan kura atar, ama her kararı Rab verir. (Mezmurlar, 16:33)

Herşeyin zamanı, ve gökler altında her işin vakti var;" (Vaiz, 3: 1)

Biliyorum ki, Allah'ın yaptığı herşey ebediyen olacaktır; ona bir şey katılamaz, ve ondan bir şey eksiltilemez... (Vaiz, 3: 14)

Çünkü Senin gözünde bin yıl, aslında geçmiş bir gün, dün gibi, bir gece nöbeti gibidir. (Mezmurlar, 90:4)

İçimden "Allah doğruyu da, kötüyü de yargılayacaktır" dedim, "Çünkü her olayın, her eylemin zamanını belirledi." (Vaiz, 3:17)

Ana rahminde Sana biçim vermeden önce tanıdım Seni. Doğmadan önce Seni ayırdım, uluslara peygamber atadım. (Yeremya, 1:5)

Biliyorum ki, Allah'ın yaptığı herşey ebediyen olacaktır; ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey eksiltilemez ve Kendi önünde korksunlar diye Allah onu yaptı. (Vaiz, 3:14)

Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Allah Benim, başkası yok. Allah Ben'im, benzerim yok. Sonu başlangıçtan, henüz olmamış olayları çok önceden bildiren. Ben'im. (Yeşaya, 46: 9-10)

Gözlerin beni cenin iken gördü; ve daha onlardan hiçbiri yokken, benim için tayin olunan günlerin hepsi Senin kitabında yazılmıştılar. (Mezmurlar, 139:16)

Herşeyin mevsimi, gökler altındaki her olayın zamanı vardır. (Vaiz, 3:1)

Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var. (Vaiz, 3:2)

... Son yine de belirlenen zamanda gelecek. (Daniel, 11:35)

Dahası insan kendi vaktini bilmez: Balığın acımasız ağa, kuşun kapana düştüğü gibi, İnsanlar da üzerlerine ansızın çöken kötü zamana yakalanırlar. (Vaiz, 9:12)

Kötüler daha ana rahmindeyken yoldan çıkar, doğdu doğalı yalan söyleyerek sapar. (Mezmurlar, 58:3)

Ey kıyı halkları, işitin beni, uzaktaki halklar, iyi dinleyin. Rab beni ana rahmindeyken çağırdı, annemin karnındayken adımı koydu. (Yeşaya, 49:1)

İnsan kura atar, ama her kararı Rab verir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:33)

Bütün bunları çoktan yaptığımı, çok önceden tasarladığımı duymadın mı? Surlu kentleri enkaz yığınlarına çevirmeni şimdi Ben gerçekleştirdim. Senin oturuşunu, kalkışını, ne zaman gidip geldiğini. biliyorum. (Yeşaya, 37:26, 28)

Ama bunu çok önceden tasarlayıp gerçekleştirmiş olan Allah'a güvenmediniz. Siz ölene dek bu suçunuz bağışlanmayacak... (Yeşaya, 22:11, 14)

Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, öyle ki, henüz doğmamış insanlar Rab'be övgüler sunsun. (Mezmurlar, 102:18)

Bu kitapta yazılı bütün lanetler başına yağacak ve Rab onun adını göğün altından silecektir. (Yasa'nın Tekrarı, 29:20)

Kitapta yazılı bütün lanetleri, felaketi buraya da, burada yaşayan halkın başına da getireceğim. (2. Tarihler, 34:24)

"Bütün bunları çoktan yaptığımı, çok önceden tasarladığımı duymadın mı? Surlu kentleri enkaz yığınlarına çevirmeni şimdi Ben gerçekleştirdim." (2. Krallar, 19:25)

HERŞEY BİR KİTAPTA YAZILIDIR

Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur'an'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)

İNCİL


.. Ama bunların bir teki bile Allah Katında unutulmuş değildir. Nitekim başınızdaki saçlar bile tek tek sayılıdır... (Luka, Bap 12, 6-7)

TEVRAT

Gözlerin beni cenin iken gördü; Ve daha onlardan hiçbiri yokken, benim için tayin olunan günlerin hepsi Senin kitabında yazılmıştılar. (Mezmurlar, 139: 16)

 

HAKSIZ YERE İNSAN ÖLDÜRMEMEK



... Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey O'ndan uzak kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır." (Sebe Suresi, 3)

... Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa 'ağır bir ceza ile' karşılaşır. (Furkan Suresi, 68)

İNCİL

... Adam öldürme, zina etme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, kimsenin hakkını yeme, annene babana saygı göster. (Markos, 10: 19)

TEVRAT

Katletmeyeceksin! (Çıkış, 20: 13)

... Vakti gelsin diye kendi içinde kan döken şehir, ve kendisini murdar etmek için kendi aleyhine putlar yapan şehir! Sen döktüğün kanınla suçlu oldun... (Hezekiel, 22: 3)

... Memlekette hakikat, ve iyilik, ve Allah bilgisi yok. Lanet ve yalan, ve adam öldürme ve hırsızlık, ve zinadan başka bir şey yok; zorbalık ediyorlar, ve kan üzerine kan dökülüyor. Bundan ötürü memleket yas tutacak. (Hoşea, 4: 1-3)

 

ZİNA YAPMAMAK

Zinaya yaklaşmayın gerçekten o çirkin bir hayasızlık ve kötü bir yoldur. (İsra Suresi, 32)

 

İNCİL

İsa şöyle devam etti: "İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır. Çünkü kötü düşünceler, cinsel ahlaksızlık, hırsızlık, cinayet, zina, açgözlülük, kötülük, hile, sefahat, kıskançlık, iftira, kibir ve akılsızlık içten, insanın yüreğinden kaynaklanır. Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir." (Markos, 7: 20-23)

TEVRAT

Zina etmeyeceksin. (Çıkış, 20: 14)

 

HIRSIZLIK YAPMAMAK

Ey Peygamber, mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek,elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma'ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman,onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Mümtehine Suresi, 12)

İNCİL


... Adam öldürme, zina etme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, kimsenin hakkını yeme, annene babana saygı göster. (Markos, Bap 10, 19)

 

TEVRAT

... Çalmayacaksınız; ve hile ile davranmayacaksınız... (Levililer, 19: 11)

YALAN TANIKLIK YAPMAMAK



Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor... (Nisa Suresi, 58)

Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. (Furkan Suresi, 72)

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun... (Nisa Suresi, 135)

İNCİL

Çünkü kötü tasarılar yürekten kaynaklanır... yalancı tanıklık... (Matta, Bap 15, 19)
Birbirinize yalan söylemeyin. (Koloselilere, Bap 3, 9

TEVRAT

Yalan haber taşımayacaksın; haksız şahit olmak için kötüye el vermeyeceksin. Kötülük için çokluğun peşinde olmayacaksın; ve bir davada adaleti bozmak için çokluğun ardınca saparak söylemeyeceksin; ve fakiri davasında kayırmayacaksın. (Çıkış, 23: 1-3)

Kötüyü suçsuz çıkaran ve salihi kötüleyen... (Süleyman'ın Meselleri, 17: 15)

Onun için RAB'den korkun, dikkatle yargılayın. Çünkü Tanrımız RAB kimsenin haksızlık yapmasına, kimseyi kayırmasına, rüşvet almasına göz yummaz. (II. Tarihler, 19: 7)


KİMSENİN HAKKINI YEMEMEK,ADİL OLMAK

Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır. (Rum Suresi, 38)

Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da... (İsra Suresi, 26)

İNCİL


Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz nanenin, anasonun ve kimyonun ondalığını verirsiniz de, Kutsal Yasa'nın daha önemli yönleri olan adalet, merhamet ve sadakati ihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden esas bunları yerine getirmeniz gerekirdi. (Matta, Bap 23, 23)

Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun. (Yuhanna, Bap 7, 24)

Siz, efendiler uşaklarınıza adalet ve eşitlikle davranın... (Koloselilere Mektup, Bap 4, 1)

 

TEVRAT

"Sağıra lanet etmeyeceksin, ve körün önüne tökez koymayacaksın; ve Allah'ından korkacaksın; Ben RAB'BİM. Hükümde haksızlık etmeyeceksiniz; fakirin hatırını saymayacaksın, ve kudretlinin hatırına itibar etmeyeceksin; ve komşuna adaletle hükmedeceksin" (Levililer, 19: 14-15)

Kimseye haksızlık etmez, ancak borçlunun rehinini geri verir, ve soygunculuk etmez, aç olana ekmeğini verir, ve çıplak olana esvap giydirir; faizle para vermez, ve murabaha karı almaz, elini kötülükten alıkor, iki adam arasında hakikate göre adaleti yapar. (Hezekiel, 18: 7-8)

Herşeye egemen Rab diyor ki, "Gerçek adaletle yargılayın; birbirinize sevgi ve sevecenlik gösterin." (Zekeriya, 7:9)

Ey insanlar, Rab iyi olanı size bildirdi; adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka Allah'ınız Rab sizden ne istedi? (Mika, 6:8)

"Çünkü Ben Rab adaleti severim, nefret ederim soygun ve haksızlıktan. Sözümde durup hak ettiklerini verecek, onlarla ebedi bir antlaşma yapacağım. (Yeşaya, 61:8)

Doğru kişi yoksulların hakkını verir, kötü kişi hak hukuk nedir bilmez. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:7)

Yoksulları adaletle yöneten kralın tahtı hep güvenlikte olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:14)

Doğru ve adil olanı yaparak yolumda yürümeyi oğullarına ve soyuna buyursun diye İbrahim'i seçtim... (Yaratılış, 18:19)

Kusursuz yaşam süren, adil davranan, yürekten gerçeği söyleyen. İftira etmez, dostuna zarar vermez, komşusuna kara çalmaz böylesi. (Mezmurlar, 15:2-3)

(Rab) doğruluğu, adaleti sever, Rab'bin sevgisi yeryüzünü doldurur. (Mezmurlar, 33:5)

Doğrunun ağzından bilgelik akar, dilinden adalet damlar.  Allah'ının yasası yüreğindedir, ayakları kaymaz. (Mezmurlar, 37:30-31)

... Yargılarken adil olasın. (Mezmurlar, 51:4)

... Doğrulukla, mazlum kullarını adilce yargılasın! Dağlar, tepeler, halka adilce gönenç getirsin! Mazlumlara hakkını versin, yoksulların çocuklarını kurtarsın... (Mezmurlar, 72:2-4)

Ne mutlu adalete uyanlara, sürekli doğru olanı yapanlara! (Mezmurlar, 106:3)

Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, işlerini adaletle yürüten insana! Asla sarsılmaz, sonsuza dek anılır doğru insan. (Mezmurlar, 112:5-6)

Adil olanların adımlarını korur, sadık kullarının yolunu gözetir. O zaman anlarsın her iyi yolu, neyin doğru, haklı ve adil olduğunu. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:8-9)

Kötüler adaletten anlamaz, Rab'be yönelenlerse her yönüyle anlar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:5)

Doğruların tasarıları adil, kötülerin öğütleri aldatıcıdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:5)

Allah buyruklarını kralın ağzıyla açıklar, bu nedenle kral adaleti çiğnememelidir. Krallar kötülükten iğrenir, çünkü tahtın güvencesi adalettir. Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, dürüst konuşanı sever. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:10-13)

Kötü kişi adaleti saptırmak için gizlice rüşvet alır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:23)

Rab Kendisi'ne kurban sunulmasından çok, doğruluğun ve adaletin yerine getirilmesini ister. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:3)

Adil olan, kötünün evini dikkatle gözler ve kötüleri yıkıma uğratır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:12)

Adaletle yöneten kral ülkesini ayakta tutar... Yoksulları adaletle yöneten kralın tahtı hep güvenlikte olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:4, 14)

Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, ama Rab'dir insana adalet sağlayan. Doğrular haksızlardan iğrenir, kötüler de dürüst yaşayanlardan. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:26-27)

Ağzını aç ve adaletle yargıla, mazlumun, yoksulun hakkını savun. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 31:9)

İyilik etmeyi öğrenin, adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, öksüzün hakkını verin, dul kadını savunun. (Yeşaya, 1:17)Rab şöyle diyor: "Adil ve doğru olanı koruyup yerine getirin..." (Yeşaya, 56:1)

Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranırsanız... (Yeremya, 7:5-7)

"Dünyada iyilik yapanın, adaleti, doğruluğu sağlayanın, Ben Rab olduğumu anlamakla ve Beni tanımakla övünsün övünen. Çünkü Ben bunlardan hoşlanırım" diyor Rab. (Yeremya, 9:24)

Rab şöyle diyor...: "Her sabah adaleti uygulayın, soyguna uğramış kişiyi zorbanın elinden kurtarın..." (Yeremya, 21:12)

Rab diyor ki: "Adil ve doğru olanı yapın. Soyguna uğrayanı zorbanın elinden kurtarın. Yabancıya, öksüze, dula haksızlık etmeyin, şiddete başvurmayın. Burada suçsuz kanı dökmeyin." (Yeremya, 22:3)

Yargılarken haksızlık yapmayacaksın. Yoksula ayrıcalık göstermeyecek, güçlüyü kayırmayacaksın. Komşunu adaletle yargılayacaksın. (Levililer, 19:15)

Davalarda adaletle karar verin. Yargılarken kimseyi kayırmayın; küçüğe de, büyüğe de aynı gözle bakın. Hiç kimseden korkmayın... (Yasa'nın Tekrarı, 1:17-18)

... "Bu kral bilgece egemenlik sürecek, ülkede adil ve doğru olanı yapacak." (Yeremya, 23:5)

Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır. (Hezekiel, 18:27)

Kötü kişi yaptığı kötülükten döner de adil ve doğru olanı yaparsa, yaptığı bu işlerle yaşayacaktır. (Hezekiel, 33:19)

Egemen Rab şöyle diyor: "Yeter artık... Zorbalığı, baskıyı bırakın. Adil ve doğru olanı yapın..." (Hezekiel, 45:9)

Bu yüzden Allah'ına dön sen, sevgiye, adalete sarıl... (Hoşea, 12:6)

... Mahkemede adaleti koruyun... (Amos, 5:15)

... Adalet su gibi, doğruluk ırmak gibi sürekli aksın. (Amos, 5:24)

Yapmanız gerekenler şunlardır: Birbirinize gerçeği söyleyin, kent kapılarınızda esenliği sağlayan gerçek adaletle yargılayın, yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın, yalan yere ant içmekten tiksinin. Çünkü Ben bütün bunlardan nefret ederim." böyle diyor Rab. (Zekeriya, 8:16-17)

"Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız. Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. Bir davada çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız. Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız. Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız. Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır." (Mısır'dan Çıkış, 23:1-8)

... İki kişi arasında doğrulukla yargılar. (Hezekiel, 18:8)

... Adil olmanız gerekmez mi?... Ben Rab'bin ruhuyla, güçle, adalet ve cesaretle donatıldım. Adaletten nefret eden, doğruları çarpıtan (yöneticiler)... iyi dinleyin. (Mika, 3:1, 8-9)

Adaletle dava açan, davasını dürüstçe savunan yok. Boş laflara güveniyor, yalan söylüyorlar. Fesada gebe kalıp kötülük doğuruyorlar. (Yeşaya, 59:4)

Esenlik yolunu bilmezler, izledikleri yolda adalet yoktur. Kendilerine çarpık yollar yaptılar, o yoldan gidenlerin hiçbiri esenlik nedir bilmez. Diyorlar ki, "Bu yüzden adalet bizden uzak, doğruluk bize erişemiyor. Işık bekliyoruz, yalnız karanlık var; parıltı bekliyor, koyu karanlıkta yürüyoruz... Adalet bekliyoruz, ortada yok; kurtuluş bekliyoruz, bizden uzak. (Yeşaya, 59:8-9, 11)

Allah'ınız Rab'bin size vereceği kentlerde her oymağınız için yargıçlar, yöneticiler atayacaksınız. Onlar halkı gerçek adaletle yargılayacaklar. Yargılarken haksızlık yapmayacak, kimseyi kayırmayacaksınız. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet bilge kişinin gözlerini kör eder, haklıyı haksız çıkarır. (Yasa'nın Tekrarı, 16:18-19)


Rab... adaleti ve doğruluğu sağlaman için seni kral yaptı. (1. Krallar, 10:9)

... Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı. (1. Tarihler, 18:14)

Kral yasaları bilen bilge kişilerle görüştü. Çünkü kralın, yasaları ve adaleti bilen kişilere danışması gelenektendi. (Ester, 1:13)

Doğruluğu giysi gibi giyindim, adalet kaftanım ve sarığımdı sanki. Körlere göz, topallara ayaktım. Yoksullara babalık eder, garibin davasını üstlenirdim. (Eyüp, 29:14-16)

Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz. (Eyüp, 32:9)

Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın? (Eyüp, 40:8)

... Bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim... (1. Krallar, 3:11-12)

Yoksulları adaletle yargılayacak, yeryüzünde ezilenler için dürüstçe karar verecek. Dünyayı ağzının değneğiyle cezalandıracak, kötüleri soluğuyla öldürecek. Davranışının temeli adalet ve sadakat olacak. (Yeşaya, 11:4-5)

... Sevgiye dayanan bir yönetim kurulacak... Sadakatle krallık yapacak. Yargılarken adaleti arayacak, doğru olanı yapmakta tez davranacak. (Yeşaya, 16:4-5)

İşte kral doğrulukla krallık yapacak, önderler adaletle yönetecek. O zaman adalet çöle dek yayılacak, doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak. Doğruluğun ürünü esenlik, sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır. (Yeşaya, 32:1, 16-17)

İşte kendisine destek olduğum, gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! Ruhumu onun üzerine koydum. Adaleti uluslara ulaştıracak. Bağırıp çağırmayacak, sokakta sesini yükseltmeyecek. Ezilmiş kamışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak. Yeryüzünde adaleti sağlayana dek umudunu, cesaretini yitirmeyecek. Kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak. (Yeşaya, 42:1-5)

Yoksullardan adaleti esirgemek, halkımın düşkünlerinin hakkını elinden almak... Öksüzlerin malını yağmalamak için haksız kararlar alanların, adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline! (Yeşaya, 10:1-2)

... Kent meydanlarını araştırın. Eğer adil davranan, gerçeği arayan bir kişi bulursanız, bu kenti bağışlayacağım. (Yeremya, 5:1)

Ey yöneticiler, gerçekten adil mi karar verirsiniz? Doğru mu yargılarsınız insanları? Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne. (Mezmurlar, 58:1-2)

Allah ona şöyle dedi: "Madem kendin için uzun ömür, zenginlik ve düşmanlarının ölümünü istemedin, bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim. Sana öyle bir bilgelik ve sezgi dolu bir yürek vereceğim ki, benzeri ne senden öncekilerde görülmüştür, ne de senden sonrakilerde görülecektir... Herkes adil bir yönetim için Süleyman'ın Allah'tan gelen bilgeliğe sahip olduğunu anladı. (1. Krallar, 3:11-12, 28)

Adalet yine doğruluk üzerine kurulacak, yüreği temiz olan herkes ona uyacak. (Mezmurlar, 94:15)

Ey adaleti seven güçlü kral, eşitliği sen sağladın... Doğru ve adil olanı sen yaptın. (Mezmurlar, 99:4)

Başarıya götüren terbiyeyi edinip doğru, haklı ve adil olanı yapmak, saf kişiyi ihtiyatlı, genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:3-4)

Kötüyü kayırmak da, suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:5)

Niyeti bozuk tanık adaletle eğlenir, kötülerin ağzı fesatla beslenir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:28)
 

EN DOĞRU YOL ALLAH’IN YOLUDUR

Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Öğüt alıp düşünmesini bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıkladık. (En'am Suresi, 126)

Onlar, sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir. (Hac Suresi, 24)

İNCİL

Oysa eldekiyle yetinerek Allah yolunda yürümek büyük kazançtır. (Timoteosa I. Mektup, Bap 6, 6)

TEVRAT

Allah'ın yolu kusursuzdur... (II.Samuel, Bap 22, 31)

DOĞRU YOLA İLETEN ALLAH’TIR


Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları Kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir. (Maide Suresi, 16)

De ki: "Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif (muvahhid) dinine… O, müşriklerden değildi." (En'am Suresi, 161)

TEVRAT


Sığınağım Allah'tır, yolumu doğru kılan O'dur. (II.Samuel, Bap 22, 33)

 

ALLAH, KENDİ YOLUNA UYANLARI BAŞARIYA ULAŞTIRIR


 Kim Allah'ı, Resulü'nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56)

İNCİL


İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Allah'ın armağanıdır. (Efesoslulara Mektup, Bap 2, 8)

TEVRAT


Allah'ın Rabbin verdiği görevleri yerine getir. O'nun yollarında yürü ve Musa'nın yasasında yazıldığı gibi Allah'ın kurallarına, buyruklarına, ilkelerine ve öğütlerine uy ki, yaptığın herşeyde ve gittiğin her yerde başarılı olasın. (I.Krallar, Bap 2, 3)

 

ANNE-BABAYA SAYGI

Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge." (İsra Suresi, 23-24)

İNCİL


... Babana ve annene saygı göstereceksin. (Luka, Bap 18, 20; Matta, Bap 19, 19)
Ey çocuklar, Rab yolunda anne babalarınızın sözünü dinleyin. Çünkü böylesi doğrudur. İyilik bulmak ve yeryüzünde uzun ömürlü olmak için annene babana saygı göster... (Efesoslulara Mektup, Bap 6, 1-3)

TEVRAT

Babana ve anana hürmet et... (Çıkış, 20: 12)

 

MUHTAÇLARIN KORUNMASI

... "Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir." (Bakara Suresi, 215)

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)

İNCİL


... İki mintanı olan, birini hiç mintanı olmayana versin; yiyeceği olan da bunu hiç yiyeceği olmayanla paylaşsın... (Luka, Bap 3, 11)

İhtiyaç içinde olan kutsallara yardım edin. Konuksever olmaya bakın. (Pavlus'un Romalılara Mektubu, Bap 12, 13)

TEVRAT

Garibe haksızlık etmeyeceksin, ve ona gadretmeyeceksin; çünkü siz Mısır diyarında gariptiniz, hiçbir dul kadını, ve öksüzü incitmeyeceksiniz. Eğer onları incitirsen, ve bir yolla Bana feryat ederlerse, onların feryadını mutlaka işiteceğim... (Çıkış, 22: 21-23)

Zaifin ve yetimin davasını görün; Düşküne ve yoksula adalet edin. Zaifi ve fakiri çekip kurtarın; onları kötüler elinden azat edin. (Mezmurlar, 82: 3-4)

Çünkü kendi kardeşinden sebepsiz rehin aldın, çıplakların bile esvabını soydun. Yorguna su içirmedin, Ve aç olandan ekmeği esirgedin. Ve kuvvetli adama gelince, toprak onun oldu; Ve orada itibarlı adam oturdu. Dul kadınları eli boş gönderdin, Ve öksüzlerin kolları kırıldı... (Eyüb, 22, 6-9)

 

 
Önceki Sonraki